Mezardan Gelen Sesler
Ağu 23, 2007 , Kategorilenmemiş |YAŞLI ADAM, eşinin kabrini ziyaret etmek için gittiği kabristanda, bir inilti duyarak yavaşladı. Sağa sola bakınarak kulak kesildi.
Ortalıkta kimseler yoktu ama, o sesi işittiğinden emindi. Önce hızlı adımlarla kaçmak istedi. Fakat sanki büyülenmiş gibiydi. Korkudan olsa gerek ki, gücü zaten çok azalan ayakları tutulmuş, vücudu uyuşmuştu. Diz boyu otla çevrili mezarlar arasında, güçlükle ilerleyip o tarafa yöneldi. İnlemeyi bir kez daha duyunca, daha fazla yanaşmayıp yere oturdu. Tüylerini diken diken eden ses, birkaç metre ilerden geliyordu.
Yaşlı adam, bazı velî zatların, kabirdeki insanlarla konuştuğunu duymuş, bunları da herkese anlatmıştı. Belki laf olsun diye:
— Neden böyle inleyip duruyorsun? dedi. Bir derdin mi var?
Derinlerden gelen bir erkek sesi:
— Büyük bir azap çekiyorum!. dedi. Her kemiğim tek tek kırılmış sanki.
Yaşlı adam, tâ iliklerine kadar ürperdi. Acaba kendisi de, evliya mıydı? Her ne olursa olsun, bu cevabı kesinlikle beklemiyordu. Güç bela toparlanıp:
— Ne zamandır bu haldesiniz? diye sordu. Yani ne zaman öldünüz?
— Vallahi bilmiyorum!. dedi mezarda yatan. Sanki dün yaşıyordum, hatta eğleniyordum. Arkadaşlarla birlikte biraz içki içmiştik, daha sonra ayrıldık. Bu arada, sanki yüksek bir yerden düştüm. Her halde ölmüşüm ki, şimdi bu mezardayım. Üstelik de büyük bir azap çekiyorum.
— İçkinin haram olduğunu ve kabir azabına yol açtığını bilmiyor muydun? diye sordu dışardaki. Allah bilir, başka büyük günahlar da işledin.
— Keşke ellerim kırılsaydı!. dedi, adam. Keşke kırılsaydı da, o büyük günahları işlemeseydim. Keşke dudaklarım yapışsaydı da, içki denilen zehri içmeseydim. Ne yazık ki her türlü işi yaptım, kumardan tut tâ hırsızlığa kadar. Şimdi öyle pişmanım ki hiç bilemezsin. Burada bu şekilde, bir saniyecik bile kalmaktansa, ömür boyu aç kalmaya razıydım. Ağzıma içki değil, gerekirse bir yudum su bile koymazdım. Başımı da babam gibi secdeden kaldırmazdım.
— Demek baban dindar biriydi, dedi dışardaki. Neden onun yolundan gitmedin ki?
— Namaz kılmak biraz güç geldi, dedi adam. Oruç tutmak da öyle. Günde beş kez seccadeye yatmayı, uzun yaz günlerinde, aç ve susuz kalmayı istemedim. Açıkçası, havam bozulur diye korktum. Oysa şimdi bu karanlık çukurda yatıyorum. Tertemiz bir havaya, yemeğe ve suya hasret şekilde. Üstelik de dayanılmaz acılar içindeyim.
Yaşlı adam, biraz düşünceliydi. Acaba bu ölü için bir fatiha okusa, ya da dualar etse, faydası olur muydu? Bu konuda açıkçası çok ümitsizdi. Bir insan, kullarına verdiği sayısız nimetlerle merhametini ispatlayan ve kendisini en çok “Rahim” ve “Rahman” isimleriyle tanıtan Allah’ın azabına uğramışsa, âciz bir kul, o kişiye nasıl yardım ederdi?
Sessizce yerinden kalkıp ilerleyince, henüz yeni açılmış bir mezar gördü. Sahibini bekleyen bu çukurun yanında, birkaç tane içki şişesi vardı. Bir tek de ayakkabı.
Hemen o yana koştu. Boş mezarın içinde, üstü başı içki kokan bir adam yatıyordu. Ceketi de yüzüne dolanmıştı.
Yaşlı adam, önce mezara inmeyi düşündü. Fakat ağrıyan beliyle bu işi yapamazdı. Uzunca bir dal koparıp tekrar yanaştı ve bunu cekete taktırıp, sırt üstü yatan sarhoşun yüzünü açtı. Mezardaki adam, ondan fazla korkmuştu.
Yaşlı olan, bir anda rahatlayıp:
— Demek konuşan sendin? diye tebessüm etti. Seni ölü sanmıştım.
Mezardaki, derin derin nefes aldıktan sonra:
— Ben de öyle zannetmiştim!. diye sevindi. Geçen akşam buralarda içmiştik. Kafayı bulduğumda, bu çukura düşüp kaldım her halde.
Sarhoşun vücudu perişan bir haldeydi. Sırt üstü düştüğünde, üç beş tane kaburgası kırılmış, bir kez bile çalışmayan beyni sarsılmış, bütün gece o mezarda yatıp kalmıştı.
Yaşlı adam, hemen bir ambulans çağırdı. Sarhoş, mezardan kurtulup sedyeye alınırken, başını ona doğru güçlükle çevirerek:
— Sağ olasın amca!. diye teşekkür etti. İyileşir iyileşmez sana haber veririm. Bol mezeli bir çilingir sofrası düzenleyip, yeniden doğduğum günü kutlarız.
cüneyt Suavi - www.zaferdergisi.com


Ekim 5th, 2007 at 13:45
hikayeyi okudum ve çok beğendim gerçekten çok etkileyici bir hikaye imiş allah hepinizden razı olsun ben sizin bu yemek sitenizi bazen takip ediyorum ve çok hoşuma giden hikaye,yemekler vb. şeylerinizi çok beğeniyorum ellerinize sağlık elleriniz dert görmesin diyorum inşallah yolunuz açık olur kendinize iyi bakın allaha emanet olun.
Aralık 2nd, 2007 at 14:26
insani düsünce davet eden bi hhkaye ama gülünc olan yani ise adam ölmedigini anladiginda pismanlik duydugu herseyi unutup hala cilingir sofrasini düsünüyo .Hey Allahim ölürmüsün öldürürmüsn hale bakin.Gün geldiginde gercekten gidecegi yeri nasilda unuttuveriyo insanoglu
Aralık 4th, 2007 at 11:47
insanoğlu akıllanmaz
Ocak 11th, 2008 at 15:24
inşallah herkes doğru yolu bulur başarılarınızın devamını diliyorum
Şubat 7th, 2008 at 00:05
biraz saçmada olsa güzel br hikaye aslında adam uslanmamış ve kurtulduğuna şüküretmemiş
Mart 11th, 2008 at 14:30
İNSAN OĞLU İŞTE BAŞIMIZDAN GEÇİNCE UMUTURUZ HEMEN
Mayıs 17th, 2008 at 16:07
annemi çok özlediiim
Haziran 19th, 2008 at 21:41
yaa işte biz bu konuyu okuyup ibret almıyorsak bizim neremizde allah’a ibadet etmek sadece bir ay oruç tutmak,haftada yada ayda bir kere zekat vermek allah nasib ederse yılda bir kere hacca gitmek hiç kafamıza takmıyoruz ki!ama allah bu olan bitenlerin hepsini biliyor,görüyor ve işitiyor.allah’u teala o kadar merhemetlidir ki!bir kafirin bile kabir azabını cuma ve ramazan ayı kaldırmıştır.asi bir insana ise sadece 1 saat kabir azabı vemiştir.eğer bu yazdıklarıma inanmıyorsanız google’den kabir azabı hakkında hadisler yazarak görebilirsiniz.yazacaklarım bu kadar allah hepimize uzun ömürler ihsan etsin ve onun(allah’ın)yanına imanlı bir vaziyette gitmemizi nasib etsin.inşallah!…